ANALİZ
Tarihli Okumalar
Monitördeki veriden çıkan kısa, tarihli değerlendirmeler. Her yazı yayımlandığı
haftanın verisiyle yazılır ve o hâliyle kalır — sonraki güncellemeler yazıyı değiştirmez,
yeni yazı gelir.
YÖNTEM11 Ağustos 20262002'yi Kim Kurdu: FP Tabanının Yarısı, MHP Tabanının Üçte Biri
Sitedeki ilk ekolojik çıkarım kestirimi. 79 ilin 1999 ve 2002 sonuçları bir R×C Bayesçi modelle çözüldüğünde, AKP'nin 2002 sıçramasının Millî Görüş tabanını korumakla yapılmadığı görülüyor: FP seçmeninin ancak yarısı AKP'ye geçti, buna karşılık MHP tabanının üçte biri AKP'ye gitti.
İL ANALİZİ2 Ağustos 2026İl Karakterini Ne Açıklamıyor? Dört Çapraz, Üç Model
81 ilin 40 yıllık sandık karakterini değerlerle, camilerle, depremlerle ve aday primleriyle çaprazladık; üç çıkarımsal model kurduk. Sonuç: il karakteri bunların hiçbirinin türevi değil.
YÖNTEM1 Ağustos 2026Hollanda Krizi Evet'i Artırdı mı? Bir Efsanenin Veriyle Sınavı
2017 referandumunun en yaygın anlatısı, Rotterdam restleşmesinin Evet'i patlattığıydı. 63 anketten kurulan Evet/Hayır serisi başka söylüyor: kriz çevresindeki hareket 0,36 puan — sıradan bir haftanın gürültüsünün bile altında. Reina katliamı da dahil, kampanyanın hiçbir şoku iğneyi oynatmadı.
YÖNTEM1 Ağustos 20262015 Testi: Anketlerin Görmediği Geri Dönüş
Sitenin ana iddiasını en zorlu tarihsel vakada sınadık: aynı model 2015'in çift seçim yılına geri götürüldü. Suruç ve Ankara Garı dahil hiçbir güvenlik olayı anket serisini oynatmadı — ama AKP'nin +8,6 puanlık geri dönüşünün üçte ikisi anketlerin hiç görmediği yerden, sandıktan geldi.
SİYASET29 Temmuz 2026Butlan'ın On Haftası: CHP 30'dan 27'ye, Masada Yeni Bir Bilinmez
21 Mayıs'taki mutlak butlan kararından bu yana CHP çizgisi 2,7 puan geriledi; kaybın tek eşik-üstü halkası İzmir istifası. 24 Temmuz'da kurulan Yeni Parti ise tabloyu ölçüm sorusuna çevirdi: artık kaç puan kaldığı değil, kimin saydığı tartışılıyor.
YÖNTEM11 Ağustos 2026
2002'yi Kim Kurdu: FP Tabanının Yarısı, MHP Tabanının Üçte Biri
Veri: 1999 ve 2002 genel seçimlerinin il düzeyi sonuçları (79 ortak il).
Kestirim 11 Ağustos 2026'da koşulmuştur; yazıdaki sayılar o koşumun çıktısıdır.
Bu yazı sitedeki diğer akış şemalarından farklı bir kanıta dayanıyor. Zincirin
Gelenek/Parti görünümlerindeki ve olay sayfalarındaki şeritler minimum taşımadır:
gözlenen değişimi üretebilecek en küçük yer değiştirme, yani gerçek trafiğin alt sınırı. Bu yazıdaki sayılar ise kestirimdir — 79 ilin
kendi içindeki farklılıktan yararlanan bir ekolojik çıkarım modelinin çıktısı, güven aralıklarıyla.
İkisi aynı şey değildir ve sitede ilk kez ayrılıyor. Yöntemin tamamı
Yöntem sayfasının 6. bölümünde.
Türkiye siyasetinin en çok anlatılan kırılması 3 Kasım 2002'dir: meclisteki bütün partilerin
tasfiye olduğu, bir yıl önce kurulmuş bir partinin tek başına iktidara geldiği seçim. Anlatının
alışılmış hâli şudur: Millî Görüş geleneği yenilenip iktidara yürüdü. Verinin söylediği bu değil.
FP tabanının yarısı AKP'ye gitmedi
1999'da Fazilet Partisi'ne oy verenlerin %49,3'ü 2002'de AK Parti'ye geçti
[%33 – %64]. Yani Millî Görüş'ün son partisinin tabanı ikiye bölündü ve
AKP yalnız yarısını aldı. Bu, AKP–SP ayrışmasının doğrudan ölçümüdür: Saadet Partisi bu veride
ayrı bir kalem olmadığı için "diğer" kategorisinde durur, ve FP tabanından oraya giden pay
%16,7'dir.
Bir partinin oyu %15,4'ten %34,3'e çıkarken kendi tabanının yarısını kaybetmesi, sıçramanın
başka yerden beslendiği anlamına gelir. Nereden?
MHP tabanının üçte biri
1999'da MHP'ye oy verenlerin %36,4'ü 2002'de AK Parti'ye geçmiştir
[%25 – %48]. MHP kendi seçmeninin ancak %37,0'sini tutabilmiştir
[%32 – %41]. Partinin %18,0'den %8,4'e düşüşünün karşılığı budur: kayıp
dağılmamış, büyük ölçüde tek bir adrese gitmiştir.
Bu, 2002 anlatısının en az konuşulan tarafıdır. AKP'nin kurucu koalisyonunda Millî Görüş
tabanının yarısı kadar milliyetçi seçmen vardır — ve o seçmen 1999'da bir koalisyon
hükümetinin ortağına oy vermiş, üç yıl sonra iktidarı cezalandırmıştır.
Merkez sağ dağıldı, bir yere akmadı
1999'da ANAP ve DYP'ye oy verenlerin yalnız %33,5'i 2002'de merkez sağda kalmıştır
[%27 – %38]. Kalanı tek bir yöne değil, dört ayrı yöne gitmiştir:
%31,5 "diğer" kategorisine [%22 – %41] — ki 2002'de o kategorinin
en büyük bileşeni Genç Parti'dir —, %17,9 MHP'ye, %9,6 AKP'ye.
Merkez sağın çöküşü, sık sık AKP'ye devir olarak anlatılır. Bu veri onu doğrulamıyor: merkez
sağdan AKP'ye giden pay, MHP'ye gidenin yarısından azdır. Merkez sağ AKP'ye devrolmadı,
parçalandı — ve parçalarının en büyüğü o seçimde barajın altında kaldı.
Sol tarafta devir daha düzenlidir: DSP seçmeninin %43,3'ü 2002'de CHP'ye geçmiştir
[%34 – %52]; %21,0'i merkez sağa, %14,6'sı MHP'ye gitmiştir.
Dört yıl sonra: bağlanma
Aynı model 2002→2007 çifti için de koşulmuştur (80 il). Tablo tersine döner: AK Parti 2002
seçmeninin %75,9'unu tutmuştur [%67 – %84]. 2002'de dağınık gelen
oy, dört yılda bağlanmıştır. CHP %58,2, MHP %42,0, DYP %41,3 tutmuştur.
MHP'nin durumu ayrıca dikkat çekicidir: oyu %8,4'ten %14,3'e çıkarken kendi tabanının ancak
%42'sini tutmuştur. Yani 2007'deki büyümesi eski seçmenini geri kazanmakla değil, yeni seçmen
almakla olmuştur. Aynı dönemde tuttuğu ile aldığı neredeyse eşittir.
Bu sayılara ne kadar güvenilmeli
Üç sınır açıkça belirtilmelidir.
Birincisi, kategoriler parti düzeyindedir, gelenek düzeyinde değil. Kullanılan il
dosyası her seçim için yalnızca ilk beş partiyi taşır; kalan her şey tek bir "diğer" kaleminde
toplanır. 1999'da bu kalem CHP ve HADEP'i, 2002'de DEHAP, ANAP, SP ve DSP'yi içerir. Bu yüzden
yukarıdaki cümleler "merkez sol geleneği" hakkında değil, doğrudan DSP ve CHP hakkındadır.
Aynı sebeple "diğer" kalemine giren ya da çıkan akışlar yorumlanamaz — nitekim o kategori her iki
çiftte de yakınsama testini geçememiş ve yayımlanmamıştır.
İkincisi, katılım değişimi ayrıştırılamaz. Elde geçerli oy var, seçmen sayısı yok.
Her ilin iki seçimdeki oyu aynı toplama ölçeklenir; sonuç "oy kullananlar içindeki geçiştir".
Sandığa gitmeyi bırakan ya da ilk kez giden seçmen, parti değiştiren seçmenden ayırt edilemez.
Üçüncüsü, yayımlanan her satır bir yakınsama kapısından geçmiştir (R-hat < 1,10 ve
etkin örneklem > 200), geçmeyen satır yazılmamıştır. Beş seçim çifti koşulmuş, 22 kökenin
11'i kapıyı geçmiştir. 1995→1999 çiftinde hiçbir köken geçmemiş, 2007→2011'de yalnız bir köken
geçmiştir. Bunun sebebi veri değil geçişin kendisidir: iller arası farklılığın küçük olduğu
dönemlerde model tanımlanamaz. Ekolojik çıkarım, büyük ve coğrafi olarak farklılaşan kaymalarda
çalışır; küçük ve homojen kaymalarda çalışmaz.
Bu nedenle zincir sayfasının Gelenek ve Parti görünümlerindeki şeritler hâlâ taralı
çizilmektedir. Oradaki gelenek tanımları bütün partileri kapsar; bu yazıdaki kestirim ise
yalnız il dosyasının taşıdığı partileri. İkisi aynı kategoriler olmadığı için kestirim
şeritlere aktarılmamıştır.
Güncelleme (11 Ağustos 2026). Bu yazının yayımından sonra zincir sayfasına ayrı bir
"Geçiş kestirimi (EI)" görünümü eklendi: parti düzeyi, Goodman regresyonu ve kısıtlı en
küçük karelerle (EKK), 1991 sonrasında ilçe verisine dayanır. O katman ile bu yazı aynı soruya
farklı yöntemle bakar ve özellikle FP→AK Parti hücresinde ayrışırlar: kısıtlı EKK orada %96
gibi bir köşe çözümü (%100'e yapışmış uç değer) verirken buradaki Bayesçi model
%49 [%33–%64] kestirir. %0'a ve %100'e yapışan hücreler kısıtlı EKK'nın bilinen zaafıdır;
bu hücrede buradaki aralıklı kestirim esas alınmalıdır. İki katmanın tam karşılaştırması ve sınırları
Yöntem sayfasının 6. bölümündedir.
Dr. Burak Gökalp · Seçmen Nabzı
İL ANALİZİ2 Ağustos 2026
İl Karakterini Ne Açıklamıyor? Dört Çapraz, Üç Model
Soru şuydu: bir il neden 30-40 yıl aynı geleneğe oy verir? Bu yazı, İl İl
Kazanan Profili arşivini (81 il, 764 seçim kaydı) dört dış veriyle çaprazlayan keşif
analizlerinin ve üç çıkarımsal modelin özetidir. Bulguların çoğu sıfır — ve bu
sitenin ana teziyle tam uyumlu: yerel siyasal kimlik, dış değişkenlerin türevi değil,
kendi başına bir kurum gibi davranıyor.
1) Değerler (WVS7, 26 NUTS2 bölgesi, N=2.415). Bölgesel dindarlık endeksi
(üç maddenin ağırlıklı z-ortalaması) hangi geleneğin kazandığını kısmen söylüyor:
Millî Görüş/AK Parti kazanma payıyla korelasyon r=0,47 (p=.016). Ama kalelikle
— bir ilin en uzun tek-gelenek serisiyle — korelasyon r=−0,04: düpedüz sıfır.
"Güçlü lider" maddesi (Q235) hiçbir sandık örüntüsünü öngörmüyor. Doğrulama testi:
ulusal gurur × Kürt siyaseti payı r=−0,82 — eşleştirme doğru çalışıyor. Artık
analizinde dindarlığın öngördüğünden çok daha fazla Millî Görüş/AKP kazanan bölgelerin
başında TR72 (Kayseri-Sivas-Yozgat) var: "işadamı-belediyeci modeli"nin değerlerle
açıklanmayan fazlası.
2) Davranışsal dindarlık (Diyanet 2023, 81 il). Cami/1000 kişi × Millî
Görüş/AKP payı: r=−0,05 (sıfır; cami yoğunluğu büyük ölçüde kırsallık ölçüyor —
Kastamonu, Sinop cami-yoğun ama bu geleneğin kalesi değil). Kale ile hafif negatif
(p=.086). Tutum ölçüsü geleneği kısmen seçiyor; davranışsal altyapı ölçüsü onu da
seçmiyor.
3) Deprem (2023, 11 il; resmî hasar tespitleri). Betimsel: deprem illerinde
iktidar bloğunun 2018→2023 mv kaybı ortalama 4,1 puan; verisi tam diğer 69 ilde 4,5. Model
(doz-tepki ilk-fark regresyonu, 2018 tabanı ve Kürt oyu kontrollü, HC3):
hasar dozu katsayısı −0,18 (p=.033) — hasar arttıkça iktidar kaybı
azalıyor. Cezalandırma yok; yön, seçmenin afetin kendisine değil müdahaleye
tepki verdiği bulgusuyla (Healy & Malhotra 2009) ve yeniden-inşa/yardımın oy
getirdiği bulguyla (Bechtel & Hainmueller 2011) uyumlu. En ağır hasarlı Hatay ve
Adıyaman, Türkiye ortalamasından az kaybettirdi; en büyük kayıp hasarı düşük
Elazığ'daydı (−12,6).
4) Cumhurbaşkanı adayı primleri (81 il, aynı-gün blok kıyası). Ham fark
sapmalı olduğundan (Gelman & King 1990) regresyon ayrıştırması kullandık:
Erdoğan'ın il oyu, bloğunun mv oyuna eğim 0,985 (2018) ve 1,029 (2023) ile bağlı —
H0: eğim=1 hiçbir yılda reddedilemiyor, R²=.96-.98. Yani iller arasında farklılaşan sistematik prim yok; kesişimlerdeki küçük
tekdüze fark (−0,4 / −1,2 puan) ulusal düzeyde kalır. İl-özel sapmalar (artıklar, ss≈2,4-3,0 puan) kale/salınım karakteriyle
ilişkisiz (p=.72/.45). Ara bulgu: İnce'nin 2018 primi, verisi tam 80 ilin 80'inde pozitif (ortalama +6,7;
Hakkâri satırı kaynakta eksik); Tunceli'de +31,8, aynası Demirtaş'ta −29,9.
5) Kaleleşme modeli (BTSCS ayrık-zamanlı hazard; Beck, Katz & Tucker 1998).
643 il-seçim gözlemi; olay = hakim geleneğin el değiştirmesi (taban oran %45).
Süre bağımlılığı yönlü ama zayıf: aynı gelenek 1 seçimdir kazanıyorsa el değiştirme
olasılığı %50, 4 seçimdir kazanıyorsa %34 (p=.12). Kesin olan başka şey:
büyükşehir katsayısı −0,41 (p=.013, il-kümeli SE) — el değiştirme büyük
kentlerde anlamlı derecede düşük. Yerel görevdekilik avantajı literatürüyle ilişkili bir bulgu (Freier 2015;
de Benedictis-Kessner 2018 — ikincisi avantajın düşük katılımlı seçimlerde
genişlediğini bulur); kent büyüklüğü mekanizması ayrıca test edilmeli.
Sınırlar. WVS 26 bölge ve tek kesit (2018); değerler "yavaş değişen yapı"
varsayımıyla 1984-2024 ortalamasına karşı konuyor. Deprem modelinde tedavi grubu 11 il;
doz etkisi büyük ölçüde Hatay-Maraş-Adıyaman kontrastından geliyor — üç dönemli DiD ve
sentetik kontrol, makale aşamasının işi. 2023 mv il tablosunda 16 ilde ayrıştırma
sorunu vardı; o iller muhalefet primi hesabından dışlandı. Mekânsal bağımlılık
modellenmedi; p-değerleri bu yüzden iyimser okunmalı. Bunlar keşif analizleridir;
il düzeyinde nedensel iddia taşımaz. Veri ve kodlar:
veri/caprazlar/ · scripts/34-36 (git deposunda, kaynaklarıyla).
Toplam resim. Dört veri katmanı ve üç model aynı cümlede birleşiyor:
il karakterlerini ne değerler, ne cami yoğunluğu, ne depremler, ne de aday primleri
açıklıyor. Hangi geleneğin kazanacağını değerler kısmen söylüyor; ne kadar
kalıcı kazanacağını yalnız yerel siyasetin kendi değişkenleri (süre, kent
büyüklüğü, örgüt) söylüyor. Haftalık seride "oyu yalnız siyasetin kendisi oynatır"
demiştik; il arşivi aynı cümlenin coğrafya hâlini söylüyor.
Dr. Burak Gökalp · Seçmen Nabzı
YÖNTEM1 Ağustos 2026
Hollanda Krizi Evet'i Artırdı mı? Bir Efsanenin Veriyle Sınavı
Veri: tr.wikipedia'nın referandum anket arşivinden ayrıştırılan 63 anket
(Ocak 2016 – Nisan 2017); kararsızlar dağıtılmış Evet payı, haftalık tek seriye bağlandı
(bu sitedeki modelin aynısı).
11 Mart 2017 gecesi Türkiye ile Hollanda arasındaki kriz — bakanın sınır dışı edilmesi,
Rotterdam konsolosluğu önündeki müdahale, ardından gelen restleşme — referandum kampanyasının
dönüm noktası ilan edildi. O günden bugüne yaygın anlatı nettir: "Hollanda krizi Evet'i
patlattı." Bu anlatı hiç veriyle sınanmadı; biz sınadık.
Sonuç: krizin çevresindeki dört haftalık pencerelerde Evet payının hareketi
0,36 puan. Bu, hiçbir şey olmayan rastgele haftalarda görülen tipik oynamanın
(ortanca 0,80) bile altında. Pencere üç haftaya daraltıldığında fark biraz büyüyor ama işaret
şaşırtıcı: eksi 1,29 — yani seri, krizin ardından Evet'in arttığını değil, olsa olsa
kampanyanın son düzlüğündeki hafif gerilemenin sürdüğünü gösteriyor. Hangi pencereyle bakılırsa
bakılsın, "patlama" yok.
Aynı seride yılbaşı gecesi 39 kişinin öldürüldüğü Reina saldırısının izi de aranabilir:
0,18 puan. Kampanyanın ortasındaki katliam, Evet payında ölçülebilir hiçbir hareket
yaratmamış. Bu, bu sitenin 2015'te Suruç ve Ankara Garı için, 2020-26'da İstiklal saldırısı
için bulduğu sonucun aynısı — artık beş ayrı terör olayında tekrarlanmış bir null.
Peki milyonlarca insanın hatırladığı o "Rotterdam dalgası" nereden geliyor? İki aday
açıklama var. Birincisi, kriz Evet kampanyasının görünürlüğünü artırdı — mitingler,
ekranlar, gündem; ama gündemi domine etmek ile oy kaydırmak aynı şey değil, bu sitenin altı
yıllık ana bulgusu da tam bu ayrım. İkincisi, sonucun kendisi anlatıyı geriye doğru yazdı:
Evet kıl payı (%51,4) kazanınca, kampanyanın en dramatik sahnesi sonucun nedeni ilan edildi.
Veri, ikinci açıklamayı destekliyor: seri kriz öncesinde de %51-53 bandındaydı ve son üç
haftanın 19 anketi sonucu +0,6 sapmayla bildi.
Bu son sayı ayrıca kayda değer: parti listesi sorulduğunda milliyetçi-muhafazakâr seçmeni
beş seçimdir sistematik düşük ölçen sektör, soru ikiliye inince şaşmıyor. Parti anketlerindeki
sapmanın örnekleme hatasından çok beyan davranışıyla ilgili olduğunun en temiz dolaylı
kanıtı, bu kontrast.
Sınırlar: Referandum anketlerinde tekrar eden firma az olduğu için firma
etkileri tahmin edilemedi; seri ham havuzdur. "Hareket yok" hükmü anket serisi katmanı içindir —
Kasım 2015'in gösterdiği gibi, sektör ortak sapması büyükken seri gerçek hareketi gizleyebilir;
ancak referandumda serinin sonucu isabetle bilmesi, bu pencerede o riskin düşük olduğunu
gösteriyor. Dönemlerin tamamı için: Dönemler sayfası.
Dr. Burak Gökalp · Seçmen Nabzı
YÖNTEM1 Ağustos 2026
2015 Testi: Anketlerin Görmediği Geri Dönüş
8 Ağustos 2026 · yöntem güncellemesi. Bu yazı yayımlandığında eşik, tüm dönem için tek bir sayıydı (2,51). O tarihten sonra eşik pencere yoğunluğuna göre hesaplanmaya başladı: seyrek anketli pencerelerde gürültü tabanı çok daha yüksek. Bu yazının 2015'e dair bulguları (hiçbir güvenlik olayının eşiği aşmaması) değişmedi; yeni eşik altında da aynı yöndedir. Yazının kalanı yayımlandığı hâliyle bırakılmıştır; güncel hükümler Olay Dosyaları ve Yöntem sayfasındadır.
Veri: en.wikipedia'nın iki anket arşivinden ayrıştırılan 163 anket (Aralık 2014 – Ekim 2015
penceresi); bu sitedeki modelin birebir aynısı (haftalık seri + firma etkileri + ±6 hafta olay
penceresi + plasebo eşiği). Model doğrulaması: 7 Haziran seçiminde ortalama hata 1,36 puan —
2023'teki 1,52 ile aynı seviye. Yöntem on yıl geriye taşınabiliyor.
Bu sitenin ana bulgusu iddialı: krizler oy oynatmıyor. Böyle bir iddianın en sert testi 2015'tir. O yıl Türkiye iki genel seçim arasında Suruç
saldırısını, çözüm sürecinin bitişini, Dağlıca'yı ve Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı olan
Ankara Garı'nı yaşadı — ve AKP Haziran'daki %40,9'dan Kasım'da %49,5'e çıktı. Eğer "güvenlik
ortamı oy kaydırır" tezi bir yerde doğruysa, burada doğru olmalı.
Sonuç, anket serisi katmanında net: pencereye özgü gürültü eşiği 1,76 puan; Suruç'un
çevresindeki hareket 0,16, çözüm sürecinin bitişi 0,42, Dağlıca 0,71,
Ankara Garı 0,77 puan. Hepsi eşiğin altında — dört haftalık pencereyle tekrarlanan
duyarlılık kontrolünde de aynı. Eşiği aşan tek pencere 7 Haziran seçiminin kendisi (2,05 puan);
o da iki gün önceki Diyarbakır mitingi saldırısıyla iç içe ve hareketin sahibi HDP'nin baraj
seferberliği. Yani 2015'te bile iğneyi oynatan şey terör değil, seçimin kendisiydi.
Ama bu yazının asıl bulgusu başka. AKP'nin beş aydaki +8,6 puanlık geri dönüşünü parçalara
ayırdık: anket serisinin Haziran'dan son anket haftasına kadar gördüğü birikim yalnızca
+2,6 puan — çoğu da seçim sonrasındaki ilk altı haftanın toparlanması, hiçbir tekil olayda
sıçrama yok. Kalan +6,1 puan, son anketlerle sandık arasındaki farktan geldi: sektör
1 Kasım öncesinin son üç haftasında AKP'yi ortalama 6,9 puan düşük, CHP/MHP/HDP'yi
1,7–2,4 puan yüksek ölçtü. Türkiye anket tarihinin en büyük kolektif ıskası, kimsenin
kıpırdamadığını gösteren bir serinin hemen ardından geldi.
Bunun iki okuması var ve anket verisiyle ayrıştırılamıyorlar. Ya seçmen son on günde —
yayın yasağı döneminde — karar değiştirdi; bu durumda güvenlik ortamının etkisi vardı ama
anketlerin göremediği kanaldan, kararsızların son dakika dönüşüyle işledi. Ya da sektör aylardır
birlikte yanılıyordu ve seri baştan beri gerçeği ıskalıyordu. İki durumda da ders aynı:
"anketlerde hareket yok" ile "oy hareketi yok" aynı şey değildir. Bu sitenin güvenilirlik
kartındaki "hareket yoksa büyük etki yaratmamıştır" çıkarımı, ancak anket sektörünün ortak
sapması küçükken geçerlidir — 2015, bu şartın çiğnendiği belgeli vakadır.
Bugünün tablosuna dönersek: aynı sapma imzası (ana muhalefet yüksek, milliyetçi-muhafazakâr
düşük) 2014 yerel seçiminde, 2015'te ve 2023'te üç kez belgelendi. 2014'te ve 2023'te AKP doğru
ölçülmüştü; sektörün AKP'yi ıskaladığı tek seçim Kasım 2015. Yani seriyi okurken sorulacak soru
"çizgi nerede" değil, "çizgi ile sandık arasındaki bilinen fark bu dönemde hangi yönde" olmalı.
Firma karnesi kartındaki 2023 sınavı sütunu tam bu yüzden var.
Literatür notu: 2015'in çift seçimini "güvenlikleştirme" üzerinden okuyan
akademik çalışmalar (Şahin 2021, New Perspectives on Turkey) ve il düzeyinde terör-oy ilişkisini
bu iki seçimle inceleyen ekonometrik analizler (Yardimci 2024, Economics and Politics) bu
bulguyla birlikte okunmalı: ulusal anket serisinde iz bırakmayan bir etki, yerel düzeyde ya da
sandık kanalında yine de var olabilir. Anket sektörünün ortak sapmasının ortalama almayla
düzelmediği uyarısı için: Sturgis vd. 2016 (İngiltere anket soruşturması). 2014 ve 2015 pencere
analizlerinin tam çıktıları proje arşivindedir.
Dr. Burak Gökalp · Seçmen Nabzı
SİYASET29 Temmuz 2026
Butlan'ın On Haftası: CHP 30'dan 27'ye, Masada Yeni Bir Bilinmez
9 Ağustos 2026 · düzeltme (8 Ağustos notunun yerine geçer). Bu yazının merkezî iddiası — "kaybın tek eşik-üstü halkası İzmir istifası" — artık geçerli değildir, üstelik iki ayrı nedenle. (1) Yazı yayımlandığında eşik tüm dönem için tek bir sayıydı (2,51); sonradan eşik pencere yoğunluğuna göre hesaplanmaya başladı ve İzmir istifasının yalnız 11 anketlik seyrek penceresinde gürültü tabanı çok yükseldi — olay eşiğin altına düştü. (2) Daha önemlisi, 9 Ağustos'ta olay kronolojiden tamamen çıkarıldı: ±6 haftalık penceresi 24 Temmuz'daki parti bölünmesini kapsıyordu, yani bölünmenin ürettiği hareketi istifaya yazıyordu. Bugünkü tabloda eşik-üstü olan, butlan kararı ile genel merkez değişiminin ortak penceresidir (hareket 3,08; 18 anketlik pencere için eşik 2,13). Yazının kalanı yayımlandığı hâliyle bırakılmıştır — düzeltilmiş değil, düzeltme notuyla okunması gereken bir kayıttır; güncel hükümler Olay Dosyaları ve Yöntem sayfasındadır.
Veri: 27 Temmuz 2026 haftası itibarıyla, yayın tarihindeki 703 anketlik haftalık seri.
21 Mayıs'ta kurultayın hükümsüz sayılması, altı yıllık seride benzeri olmayan bir durum yarattı:
ana muhalefet partisinin genel başkanlığı mahkeme kararıyla el değiştirdi. Çizgi buna nasıl tepki verdi?
Karar haftasında CHP %30,1 ölçülüyordu; on hafta sonra seri %27,4 ile kapandı.
Kayıp 2,7 puan — yavaş, ama yönü hiç değişmeyen bir aşınma.
Bu aşınmanın içinde eşiği geçen tek tekil olay var: 18 Haziran'daki İzmir Büyükşehir istifası
(CHP −2,3; ayrıntısı Olay Dosyaları'nda). Butlanın kendisi tek başına eşik-üstü bir kırılma üretmedi;
zarar, istifa ve ayrılık haberlerinin birikimiyle geldi. Bu, serinin altı yıllık ana bulgusuyla
tutarlı: seçmen tek bir habere değil, sürecin toplamına tepki veriyor.
Az bilinen bir ayrıntı: makas aslında butlandan önce döndü. AKP, kurultay davası
sürerken 30 Mart 2026 haftasında — yani karardan yedi hafta önce — Mart 2024'te kaybettiği
birinciliği kıl payı farkla geri almıştı. Butlanın yaptığı şey makası döndürmek değil,
açmak oldu: karar haftasında 1,4 puan olan fark, on haftada 5,5 puana genişledi.
Belirsizliğin kendisi, kararın kendisinden daha pahalıya mal oldu.
24 Temmuz'da kurulan Yeni Parti ise tabloyu bir ölçüm sorusuna çevirdi. Senaryo anketleri
partiye %5,3 ile %35,7 arasında değer biçiyor — bu genişlik kararsızlık değil, soru biçimi
farkı: kimi anket Yeni Parti'yi CHP'nin yerine, kimi yanına koyuyor. Karşılaştırılabilir tek
büyüklük blok toplamı: senaryolu anketlerde CHP+Yeni Parti bloğu, CHP'nin bugünkü tek başına
%27,4'ünün belirgin üzerinde ölçülüyor. Bölünme, en azından kâğıt üstünde, bloğun toplamını
büyütüyor gibi görünüyor — ama bu, standart anketler iki partiyi birlikte ölçmeye başlayana
kadar bir senaryo olarak kalacak.
İzlenecek üç gösterge: (1) Standart anketlerde Yeni Parti satırının ilk düzenli
görünümü — monitörün senaryo takibi kartı o an yakınsama görünümüne geçecek. (2) CHP'nin
%27 bandında tutunup tutunamayacağı: bu bant, 2023 yazındaki %22 dibinin hâlâ belirgin
üzerinde. (3) AKP'nin %33 üstünü zorlayıp zorlayamayacağı — altı yıllık seride bu bandın
üstü en son 2023 seçim haftalarında görüldü.
Dr. Burak Gökalp · Seçmen Nabzı
Yazılardaki sayılar yayın tarihindeki haftalık seriden alınmıştır; güncel değerler
için ana sayfadaki Bugün sekmesine bakınız. · derleme 11.08 21:06